top of page

Beni Sevmeyen Elmayı Yedim

  • 29 May 2016
  • 2 dakikada okunur

Yaşamayan var mıdır bilmiyorum; hemen hemen herkes bir sefere mahsus da olsa çok isteği, çok sevdiği bir şeyden vazgeçmek zorunda kalmış, zorunda bırakılmıştır. İlk defa başıma gelmiyor, çok şükür bu defa her zamankinden kat kat tecrübeliyim. Yine de insan üzülüyor be !

Hani bilir misiniz? Ahmet Kural ve Murat Cemcir'in bilmem hangi dizisinde, ufak ama çok dokunan bi sahnesi vardı. Murat diyordu ki; 'ben ya oyunun kendisini seviyorum ya da maçı kaybetmeye o kadar alışmışım ki; koymuyor artık!' Bilmeyenler için -

Kaybetmeyi seviyorum da o yüzden mi hep kaybedeceğim şeyleri istiyorum yoksa kaybetmeye bu kadar mı alıştım da her defasında lades diyorum, inan bilmiyorum.

Dün akşam arkadaşım bir fotoğraf gönderdi. 'nooolluuuurrrr onu getir bana' diye yalvardıktan yaklaşık bir saat sonra getirdi. İguana sanmıştım, bukalemunmuş. İguana beslemek kolay, uygun ortamı yarattıktan sonra ot ver doyuyor karnı ama ben bukalemuna her gün nasıl böcek toplayayım? Hayır bi de evde iki köpek iki de kedi var. Yavrum evin içinde kafasına göre takılamayacak ki sinek falan avlasın. Bir de pis bir huyum var ki; türü, cinsi ne olursa olsun alışmam birkaç saniye sürüyor. Zorlasam çıkaramayacağım incecik bir sesle, 'sev beni' der gibi bakan gözlerle kollarıma alıyor, öpmeye yelteniyorsam tamamdır. Beni orada bırakın ve uzaklaşın çünkü ben ona bağlanmışımdır ve siz umurumda değilsinizdir. Eh bir kere eve almış bulunduk. Ne yaparım, nasıl beslerim derken kendimi toptancıda buldum. Büyükçe bir akvaryum beğendim ama evde koyacak yer yok. Küçük olanın da kapağı çok kolay açılıyor Uğur (kedi) rahat bırakmaz. Sinir stres içinde çıktım toptancıdan. Böcek yakalamam lazım, su içirmek lazım ama yapraktan içiyorlarmış. Hayvan baya aç susuz kaldı. E şimdi ben bukalemunu sevdim diye onun da beni sevmesi şart mı? Sevgi, uğrunda ölmek değil ya.

Doğal ortamına salma kararını vermem çok da uzun sürmedi anlayacağınız.

Peki ben bunu neden anlattım şimdi? İçimi dökmeye ihtiyacım mı var? Aslında evet ama tabi ki de bu yüzden anlatmadım. Bu tarz durumları özellikle çok yaşadığım için söylüyorum; böyle anlatamadığım, tam kursak dedikleri yerde tıkılıp kalan, gözlerimi dolu dolu yapıp, her şeyi ama her şeyi, insanların kalbini dahi ellerimin arasına alıp kırmak ihtiyacı oluşturan, saçma sapan şarkılara maruz bırakıp, boş boş etrafa bakmama sebep olup, bolca kilo yapan ne bulursam yememle sonuçlanır.

Kilo almaya en müsait olduğumuz zaman belki de bu küçük psikolojik anlarda.

Sebebi ne olursa olsun bu tarz bir işkenceye maruz kaldığımızda çikolatasıydı, cipsiydi bir kenara bırakıp alternatif olarak tüketebileceğiniz bir kaç şey;

  1. Biri moralimizi bozduğunda somurtmak ya da ağlamak için 70 ten fazla kas çalıştırıyormuşuz. Bu şahsa yumruk atmak için de 18. Seçim tabi ki de sizin ama kum torbası satın almak iyi bir neden gibi görünüyor, hem stresi üzerimizden atmak hem de egzersiz yapabilmek için.

  2. Temizlik yapmak, o rafların tozunu alırken hem kol kaslarımızı çalıştırır hem de stresimizi alır. Hatta mümkünse yerleri el ile silebilirsiniz.

  3. Nefes egzersizleri (içimizden söve söve derin bir nefes alıp yavaşça veriyoruz)

  4. Henüz yaşattığı duyguyu gerçek anlamda bilmiyor olabilirsiniz ama bir kitaba gömülmek, yaşadığınız çok da mükemmel olmayan hayatınızdan, günlük sıkıntılarınızdan uzaklaşmanız için bire bir.

  5. Yazmak. Herhangi bir şey hakkında. Hatta belki sadece adını soyadını bir kağıda karalamak.

Her şeyden önce ruhu beslemeyi öğrenmeli insan.

Gerisi çorap söküğü.

 
 
 

Yorumlar


join us

 for the 

PARTY

Recipe Exchange @ 9pm!

join us

 for the 

PARTY

Recipe Exchange @ 9pm!

My Journey of Discovery
and Weight Loss

A year ago, I decided it’s time to change my lifestyle. This meant taking control of my life and making important decisions..

Read More About me
My Sponsers
Tag Cloud
Follow Me
  • Facebook Basic Black
  • Twitter Basic Black
  • Black Google+ Icon

© 2023 by My Weight Lost Journey. Proudly Created with Wix.com

bottom of page