Aşk-ı Şahika
- 16 Haz 2016
- 2 dakikada okunur

Özellikle işlerin benim için tamamen ters, sinir bozucu gittiği şu günlerde, neye ihtiyacım var diye evin duvarlarında kıvılcım çıkartmak suretiyle attığım kafalar, yumruklar bir fayda etmedi ve aklıma geldi.
Bu arada sigarayı bıraktım.
Öfkemden (agresifliğim belki de bu yüzdendir sanıp) bir sigara yaktım ama içtiğim sigaradan da bir şey anlamadım. Kitap okudum, çok da uzak sayılmayacak bir yere yolculuk yaptım, küfür ettim, ağladım, arabayla sürat yaptım ama yok, bana mısın demedi, geçmedi.
Durun ben size en başından anlatayım...
Araba bedeni, motor ruhu taşır diye bir söz vardır, bilen bilir.

Bendeki motor sevdası öyle çok da aman aman bir şey değil. Ama istiyorum. Seviyorum. Allah başımdan eksik etmesin, mükemmel bir annem var. Çocukluk yıllarım olağanüstüydü diyemem ama şöyle bir geçmişe ufak bir göz atarsak, her şeye, fazlasıyla sahiptim.

Doğru düzgün bir eğitim alabilmem için zamanın en iyi okuluna gönderildim, dershaneler, özel dersler, ( her ne kadar ağlaya ağlaya gitsem de ) İngilizce kursları, keman dersleri, 'sevmiyorum ben bu odayı' dediğimde değiştirilen mobilyalar, 'fotoğraf stüdyosu yapalım odamı' dediğimde alınan ışıklar, perdeler, aşırı titiz olmasına rağmen eve getirdiğim her dört ayaklıyı başta çok kızsa da kabul etti mesela (hatta şuan evinde, ilk getirdiğim gün kıyametleri kopartıp 'istemem, olmaz' dediği kediye bakıyor :),
yine evin içinde hayvan beslemeye fazlasıyla karşı olsa da çok istiyorum diye Cookie hanımı evlat edindik, lisede okuduğum bölümü sevmiyorum (çocuk gelişimi) dedim, okuldan kaydımı alıp başka liseye yazdırdı, tiyatro eğitimi almak istiyorum dedim, dans dersi almak istiyorum dedim- aldım. Anne, ben bu adamı çok beğendim dedim, görüştüm.

Üniversiteyi şehir dışında okumak istiyorum dedim, ne kadar göndermek istemese de okuyorum, araba istiyorum dedim- aldı. Oturduğum ev müstakil olsun, hayvan besleyebileyim dedim- şuan maaşlı bir işe girsem, kirasını tek başıma ödeyemeyeceğim bir evde oturuyorum. Başkasının eşyasında oturmam dedim- ulan öğrenciyim ben, iki tane televizyon benim neyime, ama aldı. Çalışmak istemiyorum, gezmek istiyorum dedim, yurtdışına gönderdi. Ev temizlemekten yoruldum, sıkıldım dedim, her hafta gündelikçi aldım evime. Alışveriş yaparken yarını düşünmek istemiyorum dedim, önüme bin tane iş fırsatı sundu, kendi kazancını böldü, kartvizit bile bastırdı. Alkolün bokunu çıkarttığım günlerden bir gün, sabah uyandım, 560 küsür km öteden gelmiş, baş ucumda bekliyor. Onun- bunun insancıkları 'senin kız da şöyle yapıyor, böyle yapıyor' dedi, ben biliyorum kızımın ne yaptığını, sana ne oluyor diye verdi ağızlarının payını. 'Her şeyi yaşa, ama haberim olsun' dedi. 'İstediğin yere git, ama uyandığında kendi yastığında olsun başın' dedi. 'Kapanmak istiyorum' dedim, dene gör dedi. Dinlere inanmıyorum dedim, 'onu da yaşa' dedi. Ben bir adım attım, o bin destek oldu bana ve...
Ben dert yanacaktım güya size.
Motorum olsun istiyorum ne zamandır. Tarzı ne olursa olsun, umrumda değil artık demiştim. Sadece motor istiyorum. Alıyordu. İki gün önce gittim Honda'ya. İyi, hoş, beğendim bir tane motor. Dün de gidip alacaktım. Beğendiğim motor satılmış. Hadi onu tekrar getirmelerini bekleyelim falan da başka sıkıntılar çıktı o sırada, maddi.

Neden o kadar sinirlendim, hiç bilmiyorum şuan. Kaderin benimle dalga geçtiğini falan düşündüm, bütün öfkemi de annemden çıkarttım.
Yazmak gerekiyormuş demek ki, yazarak kendine geçmişi- bugününü hatırlatmak.
Hatırlamak lazım ki 'lan ben ne yapıyorum' diyebilesin.
Şu nefes egzersizlerini yazıcaktım ama yarınki konumuz olsun artık o. Özür dilemem gereken bir hatun var :)
Öpücükler :*



Yorumlar